Huzur Hakkı Nedir? Nasıl Hesaplanır?

huzur-hakki

Şirket ortakları, şirket müdürleri ve yönetim kurullu üyeleri kanunlar açısından belirli sorumluluk ve yükümlülük bulunmaktadır. Huzur Hakkı bu kişilerin aldıkları sorumluluk ve yükümlülükler nedeniyle karşı karşıya kaldıkları riskleri azaltmak  amacı ile belirlenen maddi karşılığa huzur hakkı denilmektedir.

Huzur hakkı kimlere ödenir?

Tüm ticari hayatın temelini  oluşturan şirketlerde, ortakların bu şirketi temsile ve idareye yetkili olanların kanunlar karşısında belirli sorumlulukları bulunmaktadır. Hukuki kişilerde kanuni temsilci olarak bu sorumluluklara sahip olan kişilerin, daha önce yaptıkları hizmetin ve katlanacakları risklerin karşılığı olarak maddi bir hak elde ederler. Bu elde edilen hak, huzur hakkı ödemeleri karşılanır. Bu hakkın bir diğer önemli görevi ise belli bir konuyu görüşmek için bir araya gelen  kurulun üyelerine ödenmesidir. bu ödeme hakkı, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerine ve limited şirket bir veya daha çok gerçek veya hukuki kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulan ticari şirketler için müdür sıfatına sahip ortaklar ve müdür olmayan ortaklara yapılabilir.

Huzur hakkı hesaplarken nelere dikkat etmeliyiz

Şirketlerin  huzur hakkı vermesi için bunun şirket esas sözleşmesinde belirtilmesi ya da karar defterinde karar alınması gerekir ancak noter tasdiki gerekmez. Yine de özellikle birden çok ortaklı şirketlerde gelecekte bir itiraz olması söz konusu ise tescil yaptırılması daha uygun olacaktır.

Gelir Vergisi Kanun’un 103 üncü maddesinde yer alan gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan yıl , 2016 takvim yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde esas alınmak üzere aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.

 

12.600 TL ye kadar %15
20.000 TL nin 12.600 TL’si için 1.890 TL fazlası %20
110.000 TL nin 30.000 TL’si için 5.370 TL fazlası %27
110.000 TL için 26.970 TL fazlası %35

NOT= Vergi hesaplanan tutarlar ve oranlar yıldan yıla değişebilir.

Huzur hakkı ödemelerinin gelir vergisi kanunu kapsamında değerlendirilmesi ve vergi boyutu

Huzur hakkı ödemeleri Gelir Vergisi Kanunu uygulamasında ücret olarak nitelendirilmiş ve ücret, işverene yönelik ve belirli bir iş yerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve aylıklar ile sağlanır. Bu işlem para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Bu menfaatler; ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı,zam,tahsisat, avans, huzur hakkı, prim,aidat, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasıdır. Bir ortaklık söz konusu olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde göndermiş olması onun mahiyetini değiştirmez.”Huzur hakkı ödemeleri şirketin mali yapısına uygun ve makul olmalıdır. Şirketin mali yapısına uygun olmayan ödemelerinde Kurumlar Vergisi Kanununa göre örtülü kazanç kapsamında ceza yiyebilirsiniz. Dolayısı ile şirketiniz karlı ise ve şirketinizden para çekmek istiyorsanız makul bir tutarını huzur hakkı, geri kalanı ise kar payı olarak alabilirsiniz.

Yapılan ödemeleri kurum kazancıdan indirim olarak yansıtılabilir. Ödemler şirketin mali yapısına uygun ve makul olmalıdır. Bu yüzden ölçütlere uymayan huzur hakkı ödemeleri; Kurum kazancıdan indirim konusu yapılsa bile vergi incelemelerinde kabul edilmemektedir.  5520 sayılı Kurumlar vergisi Kanunun 13.maddesine istinaden ölçütlere uymayanlar için, örtülü kazanç sayılmaktadır. Bu durumda vergisel açıdan cezai tedbir uygulanmaktadır.

 

pie-chart

NKolayOfis ile

Personel ve ortaklık yapınızı kolaylıkla yönetin yönetin

21 Gün Ücretsiz Dene

 

Kısaca anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri ile hukuki şirket müdürlerine yapılan huzur hakkı ödemelerini; vergi kanunları ve vergi boyutu ve tanımını göz önünde değerlendirmeye çalıştık. Buna göre ödemelerinin özetle; Gelir Vergisi Kanunu açısından değerlendirildiğinde ücret olarak vergilendirilmesi gerektiğinden, bu ödemeler üzerinden aynı kapsamda tevkifat yapılıp, yapılması gereken  gelir vergisi nedeniyle muhtasar beyannamelerin aylık veya üçer aylık verilmesinde hizmet erbabı sayısının, kendilerine huzur hakkı ödemeleri yapılanlarla beraber iş yapan hizmet erbabının aynı anda 10 kişinin üzerine çıkması söz konusu olması durumunda, verilmesi gereken muhtasar beyannamelerin aylık dönemler itibariyle verileceğinden bahsettik. Ayrıca huzur hakkı ödemelerinin Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. Maddesi kapsamında; transfer değişimi fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı sayılmaması için, şirketin mali yapısına ve emsallere uygun olarak ödenmesi gerektiğini vurguladık. Aksi halde cezai yaptırımlar ile karşılaşabileceğinizi unutmayınız.

Anna Kudrina