Konkordato nedir

Konkordato nedir?

Yakın tarihlerde çok sayıda firma Konkordato sözleşmesi imzaladı. Peki nedir bu Konkordato sözleşmesi?  Konkordato, italyanca “concordato” kelimesinin türkçeleştirilmiş halidir. “anlaşmak, duygu ve düşünce birliğine varmak” anlamlarına gelmektedir. Hukukta ise iflas sözleşmesi anlamında kullanılmaktadır.

Konkordato bir nevi iflas erteleme sözleşmesidir. Borçlunun iyi niyetine ve şirketin iflastan kurtulma senaryosuna inanılması gerekmektedir. Borçlu firma ile toplam alacaklıların üçte ikisi ile imzalanabilen bu anlaşma sayesinde alacaklı da alacağı tutarın bir kısmından feragat eder. Böylece borçlunun o alacaklıya ait olan diğer borçları da temizlenmiş olur. Görüldüğü üzere borçluyu kurtaran alacaklının inisiyatifine ve fedakarlığına dayalı bir anlaşmadır; çünkü borçlu hem borcunu hemen ödemez; ödediğinde de tamamını ödemez. Yeni borç yapamayan borçlunun mal varlığı bu sözleşmesi sayesinde icra işlemlerinden de korunmuş olur.

Nasıl başvulur?

Öncelikle mali durumunu toparlamak isteyen iyi niyetli borçlu Asli Ticaret Mahkemesine başvurur. Borçlu dilekçesinde inandırıcı bir borç ödeme planı ve bilançosu sunan borçlunun teklifi değerlendirilir. Eğer borçlu gerekli koşulları sağlamazsa; başvuru reddedilir. Başvuru kabul edildiği takdirde ise konkordato süreci başlatılır ve borçluya konkondato komiseri atanır.

Komiserin görevleri:

  • Mahkemeye rapor sunmak
  • Duruma göre sürecin uzatılmasıyla ilgili talepte bulunmak
  • Projenin tamamlanmasında katkıda bulunmak
  • Borçlunun faaliyetlerini incelemek
  • Alacaklılara talep ettikleri takdirde bilgi vermek

Konkordato Aşamaları Nelerdir?

Konkordato talebi üzerine belgelerini eksiksiz bir şekilde teslim eden her borçluya 3 aylık geçici mühlet verilir. Bu karar Ticari Sicil Gazetesi’ nde yayınlanır ve gerekli kurum ve kuruluşlara bildirilir. Alacaklılar kararın ilanından itibaren 7 gün içerisinde itirazda bulunabilirler. Geçici mühlet borçlunun veya konkordato komiserinin talebi doğrultusunda maksimum 2 ay olacak şekilde uzatılabilmektedir.

Alacaklı ve gerekli görülürse komiser duruşmaya davet edilir ve mahkeme sonucunda eğer başarıya ulaşması öngörülüyorsa; borçluya 1 yıllık kesin mühlet verilir. Kesin mühlet ise komiser veya borçlunun talebi üzerine maksimum 6 aya kadar uzatılabilmektedir.

Son zamanlarda bu sözleşmesi imzalayan firmalar şu şekildedir:

  • Gilan
  • Yeşil Kundura
  • Beta
  • Hotiç
  • Keskinoğlu
  • Makro Market
  • Mendo
  • Euronet
  • Nalpas
  • Efecan Tekstil

21 Gün Ücretsiz Dene


21 Gün Ücretsiz Dene

Bu yazıyı okuyanlar aşağıdakilerde ki makaleleri de okudu;

Finansal Yönetim Artık Online

Mali Müşaviri Kimdir? Nasıl Olunur?

e-Defter Nedir? Önemi ve Faydaları

marka tescili

Marka Tescili Nedir? İşletme ve Kuruluşlar İçin Önemi

Marka, işletmelerin veya kuruluşların imajlarını diğer kişi ve kurumlara açık bir şekilde ifade edip onlardan ayırt edici olmasını sağlar ve terim, sözcük, tasarım gibi farklı bileşenlerden oluşabilir. Bir işletme veya kuruluşun tüm varlığını ifade ettiğinden, mutlaka korunmalı ve marka tescili alınmalıdır.

Marka Tescilinin Önemi

Marka tescili, yetkili kurumlar tarafından markanın ait olduğu kişi veya kurumlara verilen, onlara ait olduğunu belirten bir belgelendirme çeşididir. Marka tescili ile marka koruma altına alınır. İşletme ve kuruluşların iş modellerini ve ürünlerini geliştirebilmeleri açısından sürdürülebilirliğe de etkisi olduğundan marka tescili olmazsa olmazlar arasındadır.  Marka tescil belgesi 10 yıl geçerliliğini korumakta; işletme veya kuruluşların her 10 yılda bir marka tescillerini yenilemeleri gerekmektedir. İşletmenizin sürdürebilirliğini arttırma deneyimi için NKolayOfis’i ücretsiz deneyin.

Marka Tescili Başvurusu Nasıl Yapılır?

İşletme veya kuruluşların tescilini almak istedikleri marka, eğer bir başka marka ile önemli benzerlikler göstermiyorsa marka tescil süreci başlatılabilmektedir. Başvuru yapmak isteyen kişi veya kuruluşlar doğrudan veya çevrimiçi olmak üzere Türk Patent Enstitüsüne başvurarak süreci başlatabilirler. Belirli süreçler ve çeşitli uzman incelemelerinden sonra, başvuru yapan markalar Türk Patent Enstitüsü tarafından yayımlanır; itiraz olup olmamasına bakılarak başvuru sahibine marka tescil belgesi verilip verilmeyeceğine karar verilir. Bu süreç ortalama 10 ay sürebilmektedir.

21 Gün Ücretsiz Dene


NKolayOfis artık sizin markanız

21 Gün Ücretsiz Deneyin

Marka Tescilinin Faydaları Nelerdir?

Günümüzde karşılaşılan en büyük problemlerden biri sahte ürün veya taklit hizmetlerin piyasaya sürülmesi, pazarlanması ve satışa çıkarılmasıdır. Marka tescili ile bunun önüne geçilebilir ve asıl ürün veya fikir sahiplerinin hukuki yollara başvurabilmeleri sağlanır. Tescil süreci 10 yıl olduğundan, işletme veya kuruluşlar her 10 yılda bir tescil belgelerini yeniledikleri takdirde markalarını koruma altına alabilirler; bu büyük bir güvence sağlamaktadır. İşletme veya kurumlar marka tescillerini aldıktan sonra kendileri ile aynı sektörde olan işletme veya kuruluşlar bu markayı kullanamamaktadır. Herhangi bir hak ihlali söz konusu olduğunda ise, marka tescili kendilerine ait olduğundan işletme veya kuruluşlar hukuki yaptırım uygulanmasını sağlayabilirler.

 

Bunu okuyanlar bunları da okudu:

Girişimcilik ve İşletme Kurma Hakkında Bilmeniz Gerekenler

e-fatura mükellefleri

E-Fatura Mükellefleri Kimlerdir? Yeni Düzenlemeler Neler?

E-fatura elektronik ortamda hazırlanan fatura anlamına gelmektedir, alıcı ve satıcılara sunucular tarafından iletilmektedir. Hukuki nitelikleri bakımından kâğıt fatura ile aynı geçerliliğe sahiptir. E-fatura ile tüm fatura işlemleri geleneksel fatura sistemine kıyasla daha düşük maliyetle, kolay, hızlı, güvenli ve verimli bir şekilde gerçekleştirebilir. Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerine göre e-fatura mükellefleri, e-fatura uygulamasına geçmekle yükümlüdürler.

E-Fatura Mükellefleri

421, 448, 454 ve 461 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile yapılan düzenlemelere göre

1-      4.12.2003 tarihli, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında madeni yağ lisansına sahip olanlar,

2-      6.6.2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli I sayılı listedeki malların imali, ithali, teslimi vb. faaliyetleri nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan lisans alan mükellefler, (bayilik lisansı olanlar hariç)

3-      4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli III sayılı listedeki malları imal, inşa ve ithal eden mükellefler,

4-      Brüt satış hasılatı 10 Milyon TL ve üzeri olan mükellefler

elektronik defter tutma ve e-fatura uygulamasına geçmek zorundadırlar. NKolayOfis ile 2018’de kolaylıkla e-fatura ve e-arşiv düzenleyebilirsiniz. NKolayOfis’i ücretsiz denemek için tıklayın.

Faturalar e-fatura sistemine kayıtlı olmayan mükelleflere ise e-arşiv sistemi ile gönderilmektedir. E-arşiv ile şahıs veya kuruluşlara e-faturaya kayıtlı olup olmadıklarına bakılmaksızın fatura düzenlenip gönderilebilir. Önümüzdeki yıl başlaması beklenen uygulama ile cirosu 1 milyon TL üzeri olan mükelleflerin e-arşiv düzenlemeleri zorunlu olacak.

Kanunen tutulması zorunlu olan defterlerin dijital ortamda tutulması ise e-defter ile gerçekleşir. Vergi Usul Kanununa göre cirosu 10 milyon TL’nin üzerinde olan şirketlerin e-defter kullanma zorunluluğu bulunmaktadır.

Ayrıca, Maliye Bakanlığı serbest meslek makbuzu, sevk irsaliyesi ve müstahsil makbuzu belgelerinin de elektronik ortamda oluşturulmasını uygulamaya hazırlanmaktadır. Bu amaçla Gelir İdaresi Başkanlığı web sitesinde bir Tebliğ Taslağı yayımlanmıştır. Tebliğe göre uygulamaya dahil olma zorunlulukları aşağıdaki gibidir:

E-Serbest Meslek Makbuzu

213 sayılı Vergi Usül Kanunu hükümleri uyarınca serbest meslek makbuzu düzenlemek zorunda olanlar, 01.01.2018 tarihinden itibaren e-serbest meslek makbuzu uygulamasına dahil olabilecekler.

2016 yılı gayri safi hasılatı 50 bin TL ve üzeri olan serbest meslek erbapları 01.07.2018 tarihine kadar e-serbest meslek makbuzu uygulamasına geçmek zorunda. 01.01.2019 tarihinden itibaren ise gayrisafi hasılatlarına bakılmaksızın tüm serbest meslek erbaplarının e-serbest meslek makbuzu uygulamasına geçmesi zorunlu olacak.

E-İrsaliye

397 sıralı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca e-fatura uygulamasından yararlanma izni olan, e-irsaliye düzenleyebilme ve iletebilme konusunda gerekli altyapısı bulunan ve e-irsaliye uygulamasına geçme amacıyla başvurularını tamamlamış mükellefler 01.01.2018 tarihinden itibaren e-irsaliye düzenleyebilirler. E-fatura uygulamasına kayıtlı olan mükelleflerin ise 01.07.2018 tarihinden itibaren e-irsaliye belgesi hazırlama zorunluluğu bulunmaktadır.

E-Müstahsil Makbuzu

213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca müstahsil makbuzu belgesi düzenlemek zorunda olan mükellefler 01.01.2018 tarihinde itibaren e-müstahsil makbuzu düzenleyecekler. İlgili mükelleflerin zorunluluk getiren haller dışında e-fatura, e-defter ve e-arşiv uygulamalarına dahil olma zorunlulukları yoktur.

 

Bu yazıyı okuyanlar bunları da okudu:

Fatura ve Sevk İrsaliyesi Nedir? Nasıl Kullanılır?

Çek ve Senet İşlemlerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çek ve senet işlemleri işletmelerin genellikle günlük yaptığı işlem aktivite türlerinden biridir. Ancak çek ve senet, hem alırken hem de verirken çok dikkat edilmesi gereken durumlara sahiptir. Mutlaka çek ve senet işlemlerinde önerileri dikkate alınız. Çek ile ödeme veya tahsilat işlemlerinizi kolayca gerçekleştirmek için NKolayOfis’i ücretsiz deneyin.

  1. İmzalı boş senet ya da çek vermeyiniz,
  2. Senet ve çekin tüm hanelerinin tanziminde kullanılacak kalemin aynı kalem olmasına dikkat ediniz,
  3. Tanzim ederken hem rakamla hem de yazıyla değer gösteren bölümleri doldurun,
  4. Rakamla ve yazıyla değer gösteren bölümlerine meblağ yazıldıktan sonra bu bölümlere ilave yapılmasını engellemek için bitişik bir şekilde kapatma çizgilerini kapatınız, Verilen senedin ve çekin bir fotokopisini muhafaza ediniz,
  5. Senet muhtevasındaki yazıları mümkünse borçluya yazdırınız, Ödenmiş senetlerin üzerine ödendiğine dair şerh düşüp tahrif etmeden saklayın.
  6. Borcunuzu ödedikten sonra aldığınız senetteki imzaların size ait olup olmadığını kontrol ediniz,
  7. Tanımadığınız kişilerden ciro ya yoluyla senet ya çek almayınız,
  8. Senetleri ve çekleri alacaklı ve borçlunun bulunduğu ortamlarda düzenleyin.
  9. Birçok mağazada taksitli alışveriş yapılabilmektedir. Bu mağazalardan taksit kart alabilmek için taksitli borç senetleri düzenlenmektedir. Bu amaçla düzenlenen sözleşme formunun bir bölümü senet niteliğinde olup düzenleme esnasında meblağ kısmı boş bırakılmak suretiyle sadece imza atılmaktadır. Bu tür belgelere imza atıldığı takdirde taksitli alışveriş senedindeki meblağ kısmı doldurulmalıdır. Borç bittikten sonra bu sözleşme tekrar geri alınmalıdır. Taksit ödediğimize dair bilgisayar çıktıları onaylanmadığı takdirde hiçbir hükmü yoktur.

Konsorsiyum ve Ortak Girişim Nedir?

Konsorsiyum ve Ortak girişim konusuna geçmeden önce öncelikle “Girişimci kimdir?” sorusuna cevap bulmakta fayda var. En genel ifade ile girişimci; kar amacıyla riski üzerine alan kişi olarak tanımlanabilir. girişimci, mal ve hizmet üretiminin yapılabilmesi için, üretim öğelerini en iyi şartlar altında bir araya getiren kişidir. Girişimci, riski üzerine alarak, başkalarının ihtiyacını bir şekilde karşılamak amacıyla, üretim öğelerinin alımını yapar, bunları bir araya getirilmesi imkanını sağlar. Girişimci kar amacı güder ama tek amaç. Ekonomik bir değer çıkmak koymaktır, çeşitli yollardan, başkaları tarafından çıkmak konulan ortak değerleri kendi tarafına aktarmanın adi girişimcilik değildir. Ayrıca girişimci, yönetici demek değildir. Girişimcilik için en temel faktör; Yetenek, cesaret ve bilgidir. Daha geniş kapsamda girişimci de olması gereken özelliklere bakacak olursak;

Kendine güven duyduğum ve kendisine güvenilen biri olmalı,

Geri adim atabilen ve yeniden başlayabilir birisi olmalı,

Sonuçlar değerlendirebilmelidir,

Mesleki riskleri üstlenebilmeli ,

Yaratıcı ve cesaretli olmalı,

Bireysel ve ayni zamanda da toplumsal olmalı,

İyimser ve fikir sahibi olmalı,

Sürükleyici ve güdüleyici olmalı,

Basan için önlenmiş olmalı,

Fırsatlardan yararlanabilmeli,

Yeniliklere açık olmalı, isini sevenleri olmalıdır.

Ortak Girişimcilik Yapısı

Öncelikle şunu belirtmeli ki ortaklığa gireceğiniz firma ile hukuken de finansal olarak da birbirinizden tamamen bağımsız olmaya devam edersiniz. Bambaşka üçüncü bir firma kurabilirsiniz ve bu yeni firmayı kurarken imzalayacağınız sözleşme hayati öneme sahiptir. Kanaatimce her sözleşmede olduğu gibi bu sözleşmede de çok net olmak gereklidir. Herkesin katacağı değerler açıkça belirtilmelidir. Ortağınızla aynı hedefte olmanız, rotanızın ortak olması, birbirinizden beklentilerinizin kesinleşmiş olması muhtemel pek çok sorunu daha ortaya çıkmadan bertaraf eder ve ortaklığın başarılı olmasını sağlar. NKolayOfis, yeni kurulan küçük veya orta büyüklükteki işletmelerin kolaylıkla kullanabileceği biir ofis yönetim programıdır, tıklayın ve ücretsiz denemeye başlayın.

Ortak Girişim Nasıl İşler?

Ortaklık süreci iyi bilindiğinden ve zaman içinde kendini kanıtlanmış bir konudur. Ortak girişimin en önemli yönü zaman değil uygulamadır. Söz konusu olan güçleri birleştirmek olunca yapılması gerekenleri herkes için aynı.

Başarı şansını arttırmak için büyük veya küçük bütün birleşmelerin detaylı biçimde planlanması ve başarılması gerekir.

Ayrıca yasal anlaşmanın kapsamı da oldukça önemlidir. Tarafların ortaklık için ne kadar aktif ilerlemesi ve aynı zamanda stratejik ortaklığın hedeflerinin dikkatli bir biçimde hazırlanması gerekir. Ortak girişim İnternet’ten daha kolay bulunabilen yasal bir anlaşma kapağı olsa bile bu tarz bir ortaklığa girerken yasal tavsiyeler almanız gerekir.

Konsorsiyum Nedir?

Belli bir konuda, aynı menfaat içeriği olan ve genellikle kredi verenlerin yönelttiği iktisadi bir gruptur. Milletler arası kuruluşların ve hükumetlerin iktisadi ve mali yardımları yürütmek için meydana getirdikleri birliklere de konsorsiyum denilmektedir.

Ortak Girişim ve Konsorsiyum Arasındaki Fark Nedir?

Ortak Girişim’in Konsorsiyum ile karıştırılmaması mühimdir. Konsorsiyum’da her ortak kendi yükümlülüğünü yerine getirecektir ve o kısımdan sorumludur. Ortak Girişim’de ise yukarıda açıkladığımız gibi müteselsil sorumluluk esastır. Yani siz 3. kişilere karşı ben kendi kısmımı yaptım diyerek sorumluluktan kurtulamazsınız. İşin tamamından sorumlusunuzdur. Ve yine bu nedenle Ortak Girişim Sözleşmesinde sorumlulukları iyi belirlemek, işi gerçekleştirmeyen ortağa başvurabilmek için hayati önem taşımaktadır.

Başka hukuki ilişkilerde olduğu gibi Ortak Girişim Sözleşmesi öncesinde de bir Gizlilik Sözleşmesi ve akabinde Ön Protokol imzalamak ortaklık açısından mühimdir.

Venture kelime anlamı olarak cesaret etmek anlamına gelmektedir. Ticaret hayatı cesaret olmadan ya hiç başlamaz ya da kısıtlı kalır. Birlikte hareket etmek çoğunlukla bize avantaj sağlar yeter ki yola çıktığımızda hedefimizin bir olduğunu bilelim ve birlikteliğin şartlarını iyi belirleyelim.

21 Gün Ücretsiz Dene


Üyeliğinizi oluşturup kullanmaya başlamak için

21 Gün Ücretsiz Deneyin

Kayyum Nedir? Hangi Durumlarda Atanır?

Kayyum, kelimesi hukuki olarak “Belli bir malın yönetilmesi ya da belli bir işin yapılması görevlendirilmesi amacıyla atanan kişi” anlamına gelmektedir. Genellikle usulsüzlük yapılan şirketlere özel kurumlara, şirketlere, devletin el koyduktan sonra atadığı yöneticilerdir.

NOT: Kayyum da vasi gibi vesayet organlarından birisidir. Ancak vasi vesayet altındaki kimsenin hem kendisini hem de mal varlığını gözetlemek, yönetmek ve hukuki işlemlerde onu temsil etmek üzere atandığı halde, sadece belirli işleri görmek veya mal varlığını yönetmek için görevlendirilir.

21 Gün Ücretsiz Dene


Üyeliğinizi oluşturup kullanmaya başlamak için

21 Gün Ücretsiz Deneyin

Kayyum Nasıl Atanır?

Türk Medeni Kanununda detaylı açıklamasına yer verilen kayyum nasıl atanır, kayyumun atanabilmesi için hangi durumların meydana gelmesi gerekiyor? Merak ediyorsanız hemen yanıtlayalım.
Kayyum, usulsüzlük yapıldığı belirlenen özel kurumlara ve şirketlere devlet el koyduktan sonra atanan yöneticidir. Bu yöneticiler mahkeme tarafından atanır. Atanan bu kişiler, makamlarının kendilerine verdiği yetki ve görevler çerçevesinde çalışmalarını sürdürür.

Kayyumun Görev ve Yetkileri Nelerdir?

Atama yapılan şirkette kayyumun görevleri mahkeme tarafından belirlenir. Bu görev ve yetkiler geçicidir. Kayyumun yetkileri atanmasına neden olan durumlarla sınırlıdır. Kayyumun görev ve sorumlulukları kanunla belirlenmekle birlikte oluşan özel durumlara göre de değişiklik göstermektedir. Çünkü kayyumun yetkileri sınırlıdır ve bu yetkiler dışında hareket edemez. Yani kayyum eğer belli bir görev dahilinde atanırsa o görevini yerine getirmekle yükümlü olacaktır. Onun dışında şirketle ilgili kendi tasarrufunda kararlar veremez. Çünkü diğer türlü sınırsız yetkili bir kayyum olursa kötü niyetle bunu kullanabilir ve yasalardaki haklarının ihlal edebilir. Aslında devlet bu şekilde şirketi de koruma altına almaktadır. Örneğin şirketteki yönetim kurulu belirlenmeden genel kurul toplantıya çağrılmıyor ise ona göre yetkilendirme yapılır ve eğer bu tür yetkilendirme yapılmaz ise şirket işlev yapamaz hale gelmektedir. Devlette alınan bu mahkeme kararını ona uygun bir şekilde yapmak zorunluluğundadır. Çünkü her ne kadar kayyuma devredilse de o şirketin işleyişi bozulmaması gerekmektedir. Devlette bu yüzden bu tür ticaret kanunlarını belirlerken şirketlerin lehine kanunlar çıkarmaktadır. Bu da şirkete ağır darbe vurmaktadır.

Kayyum Atama Durumları

Temsil Kayyumluk: Vesayet makamı bazı sebeplerden veya kanunda belirtilen hallerde, bir ilgilinin isteği üzerine veya resen kayyım atar.
Yönetim Kayyımlığı: Yönetim kayyumluğunun temel çıkış noktası, kimsenin yönetiminde olmayan malların yönetim kayyımı tarafından korunup, güvence altına alınmasıdır. Geçerli sebeplerin özünde bir kimsenin uzun zamandan beri bulunamaması ve oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle kendi terekesinde bir yönetim ihtiyacı doğması yer almaktadır.
İstek Üzerine Kayyumluk: İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden birisinin oluşması durumunda ergin kişinin isteği üzerine kayyum atanır.

NKolayOfis’i ücretsiz denemek için tıklayın.