çek ve senet hakkında bilinmesi gerekenler

Çek ve Senet İşlemlerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

İşletmeler ödeme yapabilecek ticari güce sahip olamadıkları durumlarda alternatif ödeme methodlarına yönelebilirler. Günümüzde en çok kullanılan alternatif ödeme türleri arasında çek ve senet yer almaktadır. Ancak bu finansal enstrümanların kullanımı dikkate alınması gereken ciddi bir iştir. Bu sebeple çek ve senet kullanırken dikkat edilmesi gereken pek çok durum mevcuttur.  

Çek ile ödeme yapmak veya tahsilat işlemlerinizi kolayca gerçekleştirmek için NKolayOfis’i 14 gün ücretsiz deneyebilirsiniz.

Çek ve Senet İşlemlerinizde Nelere Dikkat Etmelisiniz?

  • Boş çek ve senetlere imza atmayınız.
  • Hep aynı kalemin kullanıldığından emin olunuz.
  • Çeki tanzim ederken istenilen tutarı hem rakam hem de yazıyla olacak şekilde doldurunuz.
  • Çekinize rakamla ve yazıyla tutarı yazdıktan sonra kapatma çizgileri kullanarak hem başını hem de sonunu kapatınız. Bu şekilde sonradan rakam veya yazı eklenerek çekle oynanılmasının önüne geçmiş olursunuz.
  • Borcunuzu kapattıktan sonra senet üstündeki imzaların size ait olup olmadığını kontrol ediniz.
  • Tanımadığınız kişilerden çek almaktan kaçınınız.
  • Çek ve senetleri alacaklı ve borçlunun yanında düzenleyiniz.

Çek ve Senet Çeşitleri

Çekler müşteri çekleri ve firma çekleri olmak üzere muhasebe yönünden ikiye ayrılır. Müşteri çekleri alacaklı kişiden alacağa karşı alınan çeklerdir ve vadesinin dolması beklenmeden başka bir işletmeye ciro edilerek elden çıkarılması mümkündür. Firma çekleri ise işletmenin ödemesi gereken çek türüdür.

Diğer bir ödeme türü olan senet de kendi içinde müşteri senetleri ve firma senetleri olmak üzere ikiye ayrılır. Bir senedin müşteri senedi olup olmadığını anlamak için borçlu kısmına bakmanız yeterlidir. Borçlu kısmında işletmenizin adı yazıyorsa firma senedi, başka bir ad yazıyorsa müşteri senedidir.

Farkları Nelerdir?

  • Çek ve senet arasındaki en temel fark çek resmi bir belge iken, senedin resmi olmayan bir kağıt parçası olmasıdır.
  • Çek tahsilatında herhangi bir problem yaşadığınız takdirde hakkınızı mahkeme yoluyla arayabilirsiniz. Ancak, senet için aynı şey söz konusu değildir.
  • Çekler banka ile ilişkili olduğu için daha güvenilirdir.
  • Senet de ödeme borçlu kişi tarafından yapılırken, çek de ödeme banka tarafından yapılmaktadır.
  • Çek üzerinde belirtilen tarihte ödenirken, senette ödeme tarihi tarafların kararı neticesinde ileriye veya geriye çekilebilir.

NKolayOfis ile tahsilatlarınızı çek ve senet yerine Sanal Pos özelliğimizi kullanarak zahmetsizce yapabilirsiniz. İşlemlerinizi kolaylaştıracak tüm özelliklerimize ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler:

Konkordato nedir

Konkordato nedir?

Yakın tarihlerde çok sayıda firma Konkordato sözleşmesi imzaladı. Peki nedir bu Konkordato sözleşmesi?  Konkordato, italyanca “concordato” kelimesinin türkçeleştirilmiş halidir. “anlaşmak, duygu ve düşünce birliğine varmak” anlamlarına gelmektedir. Hukukta ise iflas sözleşmesi anlamında kullanılmaktadır.

Konkordato bir nevi iflas erteleme sözleşmesidir. Borçlunun iyi niyetine ve şirketin iflastan kurtulma senaryosuna inanılması gerekmektedir. Borçlu firma ile toplam alacaklıların üçte ikisi ile imzalanabilen bu anlaşma sayesinde alacaklı da alacağı tutarın bir kısmından feragat eder. Böylece borçlunun o alacaklıya ait olan diğer borçları da temizlenmiş olur. Görüldüğü üzere borçluyu kurtaran alacaklının inisiyatifine ve fedakarlığına dayalı bir anlaşmadır; çünkü borçlu hem borcunu hemen ödemez; ödediğinde de tamamını ödemez. Yeni borç yapamayan borçlunun mal varlığı bu sözleşmesi sayesinde icra işlemlerinden de korunmuş olur.

Nasıl başvulur?

Öncelikle mali durumunu toparlamak isteyen iyi niyetli borçlu Asli Ticaret Mahkemesine başvurur. Borçlu dilekçesinde inandırıcı bir borç ödeme planı ve bilançosu sunan borçlunun teklifi değerlendirilir. Eğer borçlu gerekli koşulları sağlamazsa; başvuru reddedilir. Başvuru kabul edildiği takdirde ise konkordato süreci başlatılır ve borçluya konkondato komiseri atanır.

Komiserin görevleri:

  • Mahkemeye rapor sunmak
  • Duruma göre sürecin uzatılmasıyla ilgili talepte bulunmak
  • Projenin tamamlanmasında katkıda bulunmak
  • Borçlunun faaliyetlerini incelemek
  • Alacaklılara talep ettikleri takdirde bilgi vermek

 

Konkordato Aşamaları Nelerdir?

Konkordato talebi üzerine belgelerini eksiksiz bir şekilde teslim eden her borçluya 3 aylık geçici mühlet verilir. Bu karar Ticari Sicil Gazetesi’ nde yayınlanır ve gerekli kurum ve kuruluşlara bildirilir. Alacaklılar kararın ilanından itibaren 7 gün içerisinde itirazda bulunabilirler. Geçici mühlet borçlunun veya konkordato komiserinin talebi doğrultusunda maksimum 2 ay olacak şekilde uzatılabilmektedir.

Alacaklı ve gerekli görülürse komiser duruşmaya davet edilir ve mahkeme sonucunda eğer başarıya ulaşması öngörülüyorsa; borçluya 1 yıllık kesin mühlet verilir. Kesin mühlet ise komiser veya borçlunun talebi üzerine maksimum 6 aya kadar uzatılabilmektedir.

Son zamanlarda bu sözleşmesi imzalayan firmalar şu şekildedir:

  • Gilan
  • Yeşil Kundura
  • Beta
  • Hotiç
  • Keskinoğlu
  • Makro Market
  • Mendo
  • Euronet
  • Nalpas
  • Efecan Tekstil

14 Gün Ücretsiz Dene


14 Gün Ücretsiz Dene

 

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler:

marka tescili

Marka Tescili Nedir? İşletme ve Kuruluşlar İçin Önemi

Marka, işletmelerin veya kuruluşların imajlarını diğer kişi ve kurumlara açık bir şekilde ifade edip onlardan ayırt edici olmasını sağlar ve terim, sözcük, tasarım gibi farklı bileşenlerden oluşabilir. Bir işletme veya kuruluşun tüm varlığını ifade ettiğinden, mutlaka korunmalı ve marka tescili alınmalıdır.

Marka Tescilinin Önemi

Marka tescili, yetkili kurumlar tarafından markanın ait olduğu kişi veya kurumlara verilen, onlara ait olduğunu belirten bir belgelendirme çeşididir. Marka tescili ile marka koruma altına alınır. İşletme ve kuruluşların iş modellerini ve ürünlerini geliştirebilmeleri açısından sürdürülebilirliğe de etkisi olduğundan marka tescili olmazsa olmazlar arasındadır.  Marka tescil belgesi 10 yıl geçerliliğini korumakta; işletme veya kuruluşların her 10 yılda bir marka tescillerini yenilemeleri gerekmektedir. İşletmenizin sürdürebilirliğini arttırma deneyimi için NKolayOfis’i ücretsiz deneyin.

Marka Tescili Başvurusu Nasıl Yapılır?

İşletme veya kuruluşların tescilini almak istedikleri marka, eğer bir başka marka ile önemli benzerlikler göstermiyorsa marka tescil süreci başlatılabilmektedir. Başvuru yapmak isteyen kişi veya kuruluşlar doğrudan veya çevrimiçi olmak üzere Türk Patent Enstitüsüne başvurarak süreci başlatabilirler. Belirli süreçler ve çeşitli uzman incelemelerinden sonra, başvuru yapan markalar Türk Patent Enstitüsü tarafından yayımlanır; itiraz olup olmamasına bakılarak başvuru sahibine marka tescil belgesi verilip verilmeyeceğine karar verilir. Bu süreç ortalama 10 ay sürebilmektedir.

14 Gün Ücretsiz Dene


NKolayOfis artık sizin markanız

14 Gün Ücretsiz Deneyin

Marka Tescilinin Faydaları Nelerdir?

Günümüzde karşılaşılan en büyük problemlerden biri sahte ürün veya taklit hizmetlerin piyasaya sürülmesi, pazarlanması ve satışa çıkarılmasıdır. Marka tescili ile bunun önüne geçilebilir ve asıl ürün veya fikir sahiplerinin hukuki yollara başvurabilmeleri sağlanır. Tescil süreci 10 yıl olduğundan, işletme veya kuruluşlar her 10 yılda bir tescil belgelerini yeniledikleri takdirde markalarını koruma altına alabilirler; bu büyük bir güvence sağlamaktadır. İşletme veya kurumlar marka tescillerini aldıktan sonra kendileri ile aynı sektörde olan işletme veya kuruluşlar bu markayı kullanamamaktadır. Herhangi bir hak ihlali söz konusu olduğunda ise, marka tescili kendilerine ait olduğundan işletme veya kuruluşlar hukuki yaptırım uygulanmasını sağlayabilirler.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler:

e-fatura mükellefleri

E-Fatura Mükellefleri Kimlerdir? Yeni Düzenlemeler Neler?

E-fatura elektronik ortamda hazırlanan fatura anlamına gelmektedir, alıcı ve satıcılara sunucular tarafından iletilmektedir. Hukuki nitelikleri bakımından kâğıt fatura ile aynı geçerliliğe sahiptir. E-fatura ile tüm fatura işlemleri geleneksel fatura sistemine kıyasla daha düşük maliyetle, kolay, hızlı, güvenli ve verimli bir şekilde gerçekleştirebilir. Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerine göre e-fatura mükellefleri, e-fatura uygulamasına geçmekle yükümlüdürler.

E-Fatura Mükellefleri

421, 448, 454 ve 461 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile yapılan düzenlemelere göre e-Fatura mükellefleri şu şekilde tanımlanmıştır:

1-      4.12.2003 tarihli, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında madeni yağ lisansına sahip olanlar,

2-      6.6.2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli I sayılı listedeki malların imali, ithali, teslimi vb. faaliyetleri nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan lisans alan mükellefler, (bayilik lisansı olanlar hariç)

3-      4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli III sayılı listedeki malları imal, inşa ve ithal eden mükellefler,

4-      Brüt satış hasılatı 10 Milyon TL ve üzeri olan mükellefler

elektronik defter tutma ve e-fatura uygulamasına geçmek zorundadırlar. NKolayOfis ile 2018’de kolaylıkla e-fatura ve e-arşiv düzenleyebilirsiniz. NKolayOfis’i ücretsiz denemek için tıklayın.

e-Fatura mükellefleri konusunda merak edilenleri cevapladıktan sonra diğer ilgili kavramlara göz atalım:

Faturalar e-fatura sistemine kayıtlı olmayan mükelleflere e-arşiv sistemi ile gönderilmektedir. E-arşiv ile şahıs veya kuruluşlara e-faturaya kayıtlı olup olmadıklarına bakılmaksızın fatura düzenlenip gönderilebilir. Önümüzdeki yıl başlaması beklenen uygulama ile cirosu 1 milyon TL üzeri olan mükelleflerin e-arşiv düzenlemeleri zorunlu olacak.

Kanunen tutulması zorunlu olan defterlerin dijital ortamda tutulması ise e-defter ile gerçekleşir. Vergi Usul Kanununa göre cirosu 10 milyon TL’nin üzerinde olan şirketlerin e-defter kullanma zorunluluğu bulunmaktadır.

Ayrıca, Maliye Bakanlığı serbest meslek makbuzu, sevk irsaliyesi ve müstahsil makbuzu belgelerinin de elektronik ortamda oluşturulmasını uygulamaya hazırlanmaktadır. Bu amaçla Gelir İdaresi Başkanlığı web sitesinde bir Tebliğ Taslağı yayımlanmıştır. Tebliğe göre uygulamaya dahil olma zorunlulukları aşağıdaki gibidir:

E-Serbest Meslek Makbuzu

213 sayılı Vergi Usül Kanunu hükümleri uyarınca serbest meslek makbuzu düzenlemek zorunda olanlar, 01.01.2018 tarihinden itibaren e-serbest meslek makbuzu uygulamasına dahil olabilecekler.

2016 yılı gayri safi hasılatı 50 bin TL ve üzeri olan serbest meslek erbapları 01.07.2018 tarihine kadar e-serbest meslek makbuzu uygulamasına geçmek zorunda. 01.01.2019 tarihinden itibaren ise gayrisafi hasılatlarına bakılmaksızın tüm serbest meslek erbaplarının e-serbest meslek makbuzu uygulamasına geçmesi zorunlu olacak.

E-İrsaliye

397 sıralı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca e-fatura uygulamasından yararlanma izni olan, e-irsaliye düzenleyebilme ve iletebilme konusunda gerekli altyapısı bulunan ve e-irsaliye uygulamasına geçme amacıyla başvurularını tamamlamış mükellefler 01.01.2018 tarihinden itibaren e-irsaliye düzenleyebilirler. E-fatura uygulamasına kayıtlı olan mükelleflerin ise 01.07.2018 tarihinden itibaren e-irsaliye belgesi hazırlama zorunluluğu bulunmaktadır.

E-Müstahsil Makbuzu

213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca müstahsil makbuzu belgesi düzenlemek zorunda olan mükellefler 01.01.2018 tarihinde itibaren e-müstahsil makbuzu düzenleyecekler. İlgili mükelleflerin zorunluluk getiren haller dışında e-fatura, e-defter ve e-arşiv uygulamalarına dahil olma zorunlulukları yoktur.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler:

kayyum nedir? kayyum ataması

Kayyum Nedir? Hangi Durumlarda Atanır?

Kayyum, kelimesi hukuki olarak “Belli bir malın yönetilmesi ya da belli bir işin yapılması görevlendirilmesi amacıyla atanan kişi” anlamına gelmektedir. Genellikle usulsüzlük yapılan şirketlere özel kurumlara, şirketlere, devletin el koyduktan sonra atadığı yöneticilerdir.

NOT: Kayyum da vasi gibi vesayet organlarından birisidir. Ancak vasi vesayet altındaki kimsenin hem kendisini hem de mal varlığını gözetlemek, yönetmek ve hukuki işlemlerde onu temsil etmek üzere atandığı halde, sadece belirli işleri görmek veya mal varlığını yönetmek için görevlendirilir.

14 Gün Ücretsiz Dene


Üyeliğinizi oluşturup kullanmaya başlamak için

14 Gün Ücretsiz Deneyin

Kayyum Nasıl Atanır?

Türk Medeni Kanununda detaylı açıklamasına yer verilen kayyum nasıl atanır, kayyumun atanabilmesi için hangi durumların meydana gelmesi gerekiyor? Merak ediyorsanız hemen yanıtlayalım.
Kayyum, usulsüzlük yapıldığı belirlenen özel kurumlara ve şirketlere devlet el koyduktan sonra atanan yöneticidir. Bu yöneticiler mahkeme tarafından atanır. Atanan bu kişiler, makamlarının kendilerine verdiği yetki ve görevler çerçevesinde çalışmalarını sürdürür.

Kayyumun Görev ve Yetkileri Nelerdir?

Atama yapılan şirkette kayyumun görevleri mahkeme tarafından belirlenir. Bu görev ve yetkiler geçicidir. Kayyumun yetkileri atanmasına neden olan durumlarla sınırlıdır. Kayyumun görev ve sorumlulukları kanunla belirlenmekle birlikte oluşan özel durumlara göre de değişiklik göstermektedir. Çünkü kayyumun yetkileri sınırlıdır ve bu yetkiler dışında hareket edemez. Yani kayyum eğer belli bir görev dahilinde atanırsa o görevini yerine getirmekle yükümlü olacaktır. Onun dışında şirketle ilgili kendi tasarrufunda kararlar veremez. Çünkü diğer türlü sınırsız yetkili bir kayyum olursa kötü niyetle bunu kullanabilir ve yasalardaki haklarının ihlal edebilir. Aslında devlet bu şekilde şirketi de koruma altına almaktadır. Örneğin şirketteki yönetim kurulu belirlenmeden genel kurul toplantıya çağrılmıyor ise ona göre yetkilendirme yapılır ve eğer bu tür yetkilendirme yapılmaz ise şirket işlev yapamaz hale gelmektedir. Devlette alınan bu mahkeme kararını ona uygun bir şekilde yapmak zorunluluğundadır. Çünkü her ne kadar kayyuma devredilse de o şirketin işleyişi bozulmaması gerekmektedir. Devlette bu yüzden bu tür ticaret kanunlarını belirlerken şirketlerin lehine kanunlar çıkarmaktadır. Bu da şirkete ağır darbe vurmaktadır.

Kayyum Atama Durumları

Temsil Kayyumluk: Vesayet makamı bazı sebeplerden veya kanunda belirtilen hallerde, bir ilgilinin isteği üzerine veya resen kayyım atar.
Yönetim Kayyumluğu: Yönetim kayyumluğunun temel çıkış noktası, kimsenin yönetiminde olmayan malların yönetim kayyımı tarafından korunup, güvence altına alınmasıdır. Geçerli sebeplerin özünde bir kimsenin uzun zamandan beri bulunamaması ve oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle kendi terekesinde bir yönetim ihtiyacı doğması yer almaktadır.
İstek Üzerine Kayyumluk: İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden birisinin oluşması durumunda ergin kişinin isteği üzerine kayyum atanır.

NKolayOfis’i ücretsiz denemek için tıklayın.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler:

sgk ve e-bildirge nedir

SGK E-Bildirge Nedir?

Bu yazımızda öncelikli olarak merak edilen kavramlara yer vereceğiz. SGK ve e-Bildirge ilişkisi nedir? E-Bildirge işveren kurum, kuruluş ya da kişilerin, bünyesinde bulunan işçilerine ait sigorta prim belgelerini İnternet üzerinden vermeleri ve bildirimlerine ait tahakkuk bedellerini de otomatik ödeme ve İnternet bankacılığı yolu ile ödeyebilmeleri için oluşturulan elektronik bir ortamdır. Yeni uygulama çerçevesinde işçilerin ve işveren kurumların Sigorta İl/Sigorta Müdürlüklerine giderek yaptıkları işlemlerin büyük bir kısmı, İnternet ortamında da yapılabilir.

 E-bildirge uygulamasına geçilmesiyle birlikte, daha önce aylık olarak bildirilen “tahakkuk bilgileri” ve 4 aylık olarak bildirilen “bordro bilgileri”, birleştirilip aylık olarak alınacaktır.

E-Bildirge Nasıl Kullanılır?

E-Bildirge uygulamasına giriş yapabilmek için;

  • SGK şubeleri yardımı ile yapılan başvuru sonucunda, kullanıcılara verilen kullanıcı kimlik ve iş yeri şifrelerinin SGK’nın resmi sitesindeki e-bildirge uygulamasının giriş sayfasına girilmesi gerekir.
  • Kullanıcı adı, sisteme ait olan şifre ve iş yerine tanımlanmış olan şifre doğru bir şekilde girildikten sonra, “GİRİŞ” tuşuna tıklandığında, iş yeri şifresinin ait olduğu iş yerinde işlem yapmak üzere sistem ana menüsüne ulaşılır.

E-Bildirge ile Nelere Ulaşabilirim?

  • Şifre Değiştirme İşlemleri
  • Müfredat Kartı
  • Ödeme İşlemleri
  • Geçmiş Dönem Borçları
  • Aylık Prim Ve Hizmet Belgesi
  • Aylık Prim Ve Hizmet Belgesi Kontrole Gönderme
  • Aylık Prim Ve Hizmet Belgesi XML Dosya Transferi
  • Aylık Prim Ve Hizmet Belgesi Onay Ekranına Geçiş
  • Geçmiş Dönem Onaylanmış Aylık Prim Ve Hizmet Belgesi

İşveren E-Bildirge İşlemleri

  • İşveren Borç Ödeme ve Görüntüleme İşlemleri
  • TC Kimlik Numarası İle Sigortalı Sorgulama
  • 5458 Ön Hazırlık ve Yeniden Yapılandırma İşlemleri
  • ‘’E-Borcu Yoktur’’ Belgesi Hazırlama

Hangi İşverenler E-Bildirge Vermek Zorundadır?

İş yerlerinde ve üzerinde sigortalı çalışan, çalıştıran özel ve resmi iş yeri işverenleri, aylık prim ve hizmet belgelerini bu yöntem ile göndermek zorundadırlar. İş yeriniz için en kolay ofis yönetim uygulaması NKolayOfis’i ücretsiz denemek için tıklayın.

Hizmet Belgesi ve Aylık Prim Nedir?

Sigortalıların primleri ve prim ödeme gün sayıları ile birlikte diğer bilgilerine ilişkin bugüne kadar ayrı alınmış olan,

  • Aylık sigorta primleri bildirgesi
  • Aylık sosyal güvenlik destek prim bordrosu
  • Dört aylık sigorta primleri bordrosu’nun

tek şeklinde birleştirilmiş hali hizmet belgesi ve aylık prim olarak tanımlanmakta.

Başvuru için Gerekli Belgeler

1- İmza sirküleri ya da noterden vekaletname;

a. Eğer kurumunuz adına kurum imza yetkilisi başvuru yapacaksa; mutlaka yanınızda imza sirkülerini ve bir adet fotokopisini bulundurunuz
b. Başvuruyu mali müşavirimiz aracılığı ile yapıyorsak; şirket yetkilisi bu şifreyi alması için mali müşavirine noter den vekaletname vererek yetkilendirme yapabilir.
2- Aşağıdaki dört sayfalık formu indirerek bütün sayfaları doldurun kaşe ve imzanız ile onaylayınız.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler: